Milli Ekonomi Modelinde, sosyal adalet yaklaşımı, hem sosyal adaleti hem de sürekli büyümeyi hedeflemektedir. Yoksul insanı desteklemek dolaylı olarak, tüccarı, sanayiciyi desteklemektir.
Bu kitabın yazarı yıllar boyunca dünya iktisatçıların arzuladıkları ama çözemedikleri insan yönünü iktisadi sistemin yaratılması yönünde ciddi bir adım atarak çağdaş iktisadi bilimlere devrim niteliğinde yeni bir sistem getirmiştir.
Prof. Dr. Haydar Baş, paraya yeni bir bakış açısı getiriyor, paranın tahrik unsuru ve emek ile üretimin karşılığı olma özelliğine, aynı zamanda yeni pazar ve devlet ilişkilerine önem veriyor.
Milli Ekonomi Modeli paranın tahrik etme ve emeğin ve üretimin karşılığı olma fonksiyonundan hareket ederek, adil mali sistemin nasıl bir şekilde kurulacağını pratikte göstermektedir.
Milli Ekonomide, hedef olarak, insanların ve ekonomik getirilerin eşit olarak kullanabilme ortamını sağlamaktır. Ekonomik üretimi belirli bir zümrenin eline vererek onun istismarı yoktur.
Kapitalizm sisteminin ve onun “humanizm” değerlerinin dünya insanının menfaatleriyle çelişki durumunda olduğu ve onun yalnız azınlıkta olan global güçlerin menfaatlerine cevap verdiği, artık inkarı imkansız olan bir konudur.
Öyle ki Friedman’ın, emisyonun genişletilmesinin bir zorunluluk olduğundan bahsederken bunun oranının ne kadar olması gerektiğini izah edememesi veya genişletmenin ...
Kapitalist ekonominin kolayca uygulanabilmesi için ilim adına empoze edilen ekonomik modeller vasıtası ile tüm ülkeler uyutulmaktadır. İşte bu eser hakikatleri gözler önüne sermektedir.
Sınırlı talebin ve sınırsız kaynakların varlığına, yalancı pazar arzlarının inkarına dayanan bu modelin ışığı farklıdır. Bu ışık bir nurdur. Bu insanlığı ekonomik eylemler bataklığından kurtaran teori, ekonomide bir devrimdir.
Bu modele göre devlet, ekonomide sadece üretim ile tüketim arasındaki açığı kapatmakla kalmaz, aynı zamanda başta sermaye piyasaları olmak üzere piyasaları da düzenler. Herkese hayat şansı verir, herkesin çıkarını korur.
Milli Ekonomi Modeli’nin en önemli taraflarından birisi de, faizi ekonominin konusu olmaktan çıkararak, üreticiye maliyetsiz kredi sağlaması ve böylece maliyet enflasyonunu temelden yok etmesidir.
Ulusal birlik ve bütünlüğümüze, Cumhuriyetimize yönelik tehdit ve tehlikeleri işaret ederek Türk ulusunu uyandırmaya ve bilgilendirmeye çalışan Sn. Prof. Dr. Haydar Baş bu kez de çözüm önerileriyle ...
Türkiye 1918’in koşullarındadır. Sevr’le karşı karşıyadır. Duyun-u Umumiye ile karşı karşıyadır. Duyun-u Umumiye olayında toplanması gerekenleri kendileri üretim yaparak tahsil ediyorlardı. Şimdi devletimizin kendi organları aracılığıyla bu pa
İnsanla ilgili ve Ekonomi ile ilgili gerçeklerden hareket ederek bir strateji benimsenmiştir. Hayaller ve beklentiler modelin temelini oluşturmamıştır.